Perşembe, Kasım 21

Önderimiz Atatürk

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Göğsümüzde Bir Gurur Nişanesi Atatürk, dilimizde sonsuz bir duasın;

Kasım ayı her ne kadar kışın başlangıcı olsa da, ellerimiz ayaklarımız buz kesse de soğuktan,
”Her güzel şeyin bir sonu vardır” sözünü çağrıştırsa da, ben seviyorum kasım aylarını.
Çünkü biliyorum ki;  bazı  sonlar son değildir aslında. ….  Ne mutlu buna ön ayak olanlara , ne mutlu başaranlara. Geride bir eser bırakanlara; bir kitap, bir yazı. İşte onlar eserleriyle ilelebet yaşayacaklardır. Yaşatılacaklardır. Hele hele ki bir ”Vatan” bırakmışsa ,Bir Cumhuriyet, yüreklerde sönmeyen bir ateş, bir sevgi çemberi bırakmışsa bu nasıl bir son olabilir ki söyleyin bana?

Bir vatan bırakmışsa arkasında

Özgürce  dalgalanan bir bayrak,

Yüreği aşkıyla yanan bir millet,

Devrimleriyle yoğrulmuş bir gençlik…

Bu nasıl bir son olabilir?

Savaştan yeni, çıkmış bir millet nasıl   hızla iyileşir sorarım size? Nasıl çelik bir yelek gibi dimdik ayakta durur. Nasıl kenetlenir bir millet çiftçisiyle, gazisiyle, ninesiyle , yetimiyle, öksüzüyle… Nasıl bir araya gelir tuzla buz olmuş parçalar?..

İşte  bu bir son değil, bu yeniden diriliş.Bu yere kapaklandıktan sonra sıçrayış. En güzele, en iyiye,daha modern bir ülkeye. İlimle donatılmış beyinlere. Durmadan vatan için çırpınan yüreklere..

Atatürk’le omuz omuza bir geleceğe…

Bir kabri varsa Ankara’da ,  evet var , varsın olsun.”Atatürk öldü orada yatıyor desinler”O nasıl ölebilir ki

Evet her 10 Kasım sabahı, o kara günden beri Türk Milleti, her siren sesinde buz kesiyor.Boğazına cam kırıkları düğümleniyor. Yumruk yumruk gözyaşları gözünde…

Lakin ;Bayrağımız göklerde…

Üzgünüz evet!.

Yastayız evet ! bunu tüm dünyaya haykırıyorum. ”İçimiz yanıyor içimiz!

Yüreğimiz kan ağlıyor 10 kasımlarda!

Fakat,  unuttuğunuz bir şey var;  Kimsesizlerin kimsesidir , sımsıcak bir yuvadır kurduğu  Cumhuriyet

Çelikten bir yelektir  Türkiye’m.

Senin Türkiye’n Atam senin Türkiye’n!

Varsın Atatürk öldü desinler , ne çıkar…

Çokbilmiş.

 

Paylaşım için teşekkürler :)

Yazar Hakkında

Üretmek; Zannediyorum bazı insanların hamurunda olan bir şey. Hani şu hep bir işle meşgul olan tipler var ya, hah ! tam da onlardan bahsediyorum. Kendimi bildim bileli, çamurdan oyuncak yapmayla başlayan hikayem de hep bir şeyler üretmek istemişimdir. Yahut içimden gelen bu duygusal baskılara karşı koyamamışımdır. İlham perilerim uçuşmaya başladı mı yüreğimde, çamur olsun ve yahut kalem ... hemen bir şeyler karalamaya çizmeye başlamışımdır. Okumayı, yazmayı, çizmeyi, bir şeyleri değiştirmeyi, dönüştürmeyi seviyorum. Ürettiklerim ile büyüyen serpilen ruhum bazen de tedavi edilen ruhum. İlham perilerim ise; beni etkileyen bir yağmur damlası ya da mühim bir mesele... adı her neyse bu blog yolculuğuna çıkmama sebeptir. Okumadan olmaz, okuyup da hayalini kurmamak, hayalleri bir bedene büründürmeden hiç olmaz. Benim hayallerimin bedenleri çizimlerim, karikatürlerim, satır aralarında gizlediğim naktalarım, virgüllerim ... Efendim;İnsanoğlu müthiş yeteneklerle, becerilerle donatılmıştır. İş kendini bulmakta ve yahut önce aramakta. Ben bloğuma başlarken kültür-sanat, sağlık güzellik, yazı, çizim diye başlasam da, bilin ki bu kendimi arayışımdandır. İlerleyen zamanlarda da kendimi bulacağımı ümit ediyorum. Bu nedenle Çokbilmiş Tıflıgül adıyla yazacağım Not: Tıflıgül : Gül tomurcuğu.

Bir Yorum Bırakın