Pazartesi, Ekim 14

Hoş geldin ” Kasım”

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

   Merhaba Kasım;

Uzun süredir penceremden eksilmeyen sarı ağacın gölgesi neredesin bu sabah?

Neredesin odama sızan sıcak güneş?

Neredesin savrulan tül perdeler,  lavanta kokuları …

Her sabah ayaklarıma dolanan sarı yapraklar,

Yağmur damlaları…

Ihlamur kokusuyla uyandım bu sabah, öylece durdum içime çektim kokusunu.Rengini düşündüm, yeşilden sarıya çalan.Tadını, yanında limon, peçete…

Şimdiden şikayetleri  duyar oldum;” Burnum akıyor, fena çarptı beni bu havalar, Ay şöyle boynumdan belime kadar inen bir ağrı var sırtımda, gece üşüttüm galiba, kışlık  hırkamı mı giysem acaba?”

Oysa ki Kasım benim için bambaşkadır.

Kızarmış ballı ekmek kokularıyla , fincanda sıcacık çay, buharlı camları silip, sokaktaki dört mevsim  dostum çınar ağacını seyretmeyeli hayli uzun zaman olmuş…Sanki asırlar geçmiş gibi. Hepi topu 11 ay olmuş… Az gibi gelse de  kulağa düşününce  koca bir sene .  Yani ömrümüzün bir senesi, Ayları, günleri geçti gitti.  Hayattaki asla olmayacak bir şey varsa o da giden zamanı geri getirmektir. He hele bu giden zaman için de çokça ”keşkeleri ” barındırıyorsa.

” Keşke daha fazla çalışsaydım istediğim bölüme yerleşseydim”

” Keşke   annemi dinleseydim de ayrılsaydım o arkadaşımdan ”

”Keşke bu kadar hastalanmadan önce sağlığımın kıymetini bilseydim”

” En sevdiğim dostlarımı bu kadar üzmeseydim”

” Keşke o lanet kadını hiç tanımasaydım”

Keşke ,

Keşke,

Keşke…

Ah bu keşkeler bize çok şey öğretseler de , size ” keşkesiz” bir yıl diliyorum şimdiden.

Çokbilmiş

Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına

İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana

Ataol  Behramoğlu (1942) 

 

 

 

Paylaşım için teşekkürler :)

Yazar Hakkında

Üretmek; Zannediyorum bazı insanların hamurunda olan bir şey. Hani şu hep bir işle meşgul olan tipler var ya, hah ! tam da onlardan bahsediyorum. Kendimi bildim bileli, çamurdan oyuncak yapmayla başlayan hikayem de hep bir şeyler üretmek istemişimdir. Yahut içimden gelen bu duygusal baskılara karşı koyamamışımdır. İlham perilerim uçuşmaya başladı mı yüreğimde, çamur olsun ve yahut kalem ... hemen bir şeyler karalamaya çizmeye başlamışımdır. Okumayı, yazmayı, çizmeyi, bir şeyleri değiştirmeyi, dönüştürmeyi seviyorum. Ürettiklerim ile büyüyen serpilen ruhum bazen de tedavi edilen ruhum. İlham perilerim ise; beni etkileyen bir yağmur damlası ya da mühim bir mesele... adı her neyse bu blog yolculuğuna çıkmama sebeptir. Okumadan olmaz, okuyup da hayalini kurmamak, hayalleri bir bedene büründürmeden hiç olmaz. Benim hayallerimin bedenleri çizimlerim, karikatürlerim, satır aralarında gizlediğim naktalarım, virgüllerim ... Efendim;İnsanoğlu müthiş yeteneklerle, becerilerle donatılmıştır. İş kendini bulmakta ve yahut önce aramakta. Ben bloğuma başlarken kültür-sanat, sağlık güzellik, yazı, çizim diye başlasam da, bilin ki bu kendimi arayışımdandır. İlerleyen zamanlarda da kendimi bulacağımı ümit ediyorum. Bu nedenle Çokbilmiş Tıflıgül adıyla yazacağım Not: Tıflıgül : Gül tomurcuğu.

Bir Yorum Bırakın