Kanuni Sultan Süleyman’ın Sanatçı Kişiliği

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Sevgili okurlarım okullarda bizlere, Osmanlı Hükümdarlarını anlatırken, yaptıkları seferler tek tek ezberlettirilirdi. Oysaki başarılarının arkasında yatan, belki de başarılarında en önemli etkenlerden biri olan o sanatçı ve yaratıcı ruhlarından hiç bahsetmezlerdi. Tıpkı sanatçıları ve eserlerini ezberletip , özel hayatlarında, neler yaşadıkları o eserlerini icra ederken, hangi duygu yoğunlu altında olduklarından  hiç bahsetmedikleri gibi.

Bu yazımda   okurken hayretler içerisinde kaldığım ve hayranlıkla tekrar tekrar eserlerini okuduğum bazı sanatçı ruhlu Osmanlı Hükümdarlarından  bahsedeceğim.

Mesela Kanuni Sultan Süleyman’ın Hürrem’e olan aşkını bilmeyen yoktur. ”Muhibbi” mahlasıyla Hürrem sultana  yazdığı.

Celis-i halvetim, varım, habibim mah-ı tabanım
Enisim, mahremim, varım, güzeller şahı sultanım

Hayatım hasılım,ömrüm, şarab-ı kevserim, adnim
Baharım, behçetim, rüzum, nigarım verd-i handanım

Neşatım, işretim, bezmim, çerağım, neyyirim, şem’im
Turuncu u nar u narencim, benim şem’-i şebistanım

Nebatım, sükkerim, genc,m, cihan içinde bi-rencim
Azizim, Yusuf’um varım, gönül Mısr’ındaki hanım

Stanbulum, Karaman’ım, diyar-ı milket-i Rum’um
Bedahşan’ım ve Kıpçağım ve Bağdad’ım, Horasanım

Saçı marım, kaşı yayım, gözü pür fitne, bimarım
Ölürsem boynuna kanım, meded he na-müsülmanım

Kapında çünki meddahım, seni medh ederim daim
Yürek pür gam, gözüm pür nem, Muhibbi’yim hoş halim!

Duygulanarak okuduğum ve yüreğimin tellerine dokunan bu şiire ve bunu yazan yüreğe nasıl hayran kalmam. Bunun gibi bir çok şiiri kaleme alan, divan edebiyatının en fazla gazel yazan şairidir. Sadece şiir yazan bir hükümdar değildi tabi , aynı zamanda müziğe, minyatüre ve el sanatlarına da değer veren bir hükümdardı. Kuyumcudur ve  İtalyan kuyumculuk sanatının örneklerini uygulayacak kadar işinde mahirdir.

Çokbilmiş.

Diğer eserlerinden örnekler.

Şehzade Beyazid Babası Kanuni ye kendisini affetmesi için şiir şeklinde bir mektup yazar. Babasından da aynı şekilde karşılık bulur.

Ey serâser âleme sultân Süleymânum baba,
Tende cânum cânımın içinde cânanum baba, Bâyezidine kıyar mısıin benüm cânum baba? Bî-günâhım, hak bilür, devletlü sultânum baba.

Enbiyâ ser-defteri ya’nî ki Âdem hakki-çün,
Hem dahî Mûsâ ile İsâ vü Meryem hakkı-çün,
Kâinâtun serveri ol rûh-i a’zam hakki-çün,
Bî-günâhım, hak bilür, devletlü sultânum baba.

Sanki Mecnûnam bana dağlar başı oldu durak,
Ayrılup bi‘l-cümle mâl ü mülkden düşdüm ırak
Dökerüm gözyaşunu “Vâ-hasretâ dad el-firâk”
Bî-günâhım, hak bilür, devletlü sultânum baba.

Kim sana arzeyleye hâlim eya Şâh-i Kerîm
Anadan, kardaşlarumdan ayrılup kaldum yetîm,
Yok benüm bir zerre isyânum, sana Hakdur ’alîm,
Bî-günâhım, hak bilür, devletlü sultânum baba.

Bir nice ma’sûmum oldugun şehâ bilmez misin,
Anlarun kanuna girmekden hazer kıilmaz mısın
Yoksa ben kulunla Hak dergâhına varmaz mısın
Bî-günâhım, hak bilür, devletlü sultânum baba.

—————————–

Kanuni Sultan Süleyman’ın Oğlu Şehzade Beyazıd’ın gönderdiği mektuba cevaben yazmış olduğu şiir.

Ey dem-â-dem mazhar-ı tuğyân ü isyânum oğul,
Takmayan boynına hergiz tavk-ı fermân’ım oğul,
Ben kıyar mıydım sana ey Bâyezid Hânum oğul,
Bî-günâhum dime bari, tevbe kıl cânum oğul.

Enbiyâ vü evliyâ, ervâh-ı a’zam hakkıçün,
Nûh u İbrahim ü Musî İbn-i Meryem hakkıçün,
Hatm-ı âsâr-ı nübüvvet Fahr-i Âlem hakkıçün,
Bi-günahum dime bari, tevbe kıl canum oğul.

Âdem adın itmeyen Mecnun’a sahralar durak,
Kurb-i taatdan kaçanlar daima düşer ırak,
Tan degüldür dir isen “Vâhasretâ, dâd-el-firak”
Bi-günahum dime bari, tevbe kıl canum oğul.

Neşet-i Hakdur nübüvvet, ram olan olur kerim,
“Lâ-t’akul üf!” kavlini inkâr eden kalur yetim,
Taat’a, isyana âlimdür Hudavend-i azîm,
Bi-günahum dime bari, tevbe kıl canum oğul.

Rahm ü şefkat, zib-i iman olduğun bilmez misün,
Ya dem-i ma’sum’u dökmekten hazer kılmaz mısun,
Abdi âzâd ile Hak dergahına varmaz mısın,
Bi-günahum dime bari, tevbe kıl canum oğul.

Hak reâya-yi muti-e ra’i itmişdür beni,
İsterem mağlûb idem ağnâm’a zi’b-i düşmeni,
Haşa lillah öldürürsem bî-güneh nagah seni,
Bi-günahum dime bari, tevbe kıl canum oğul.

Tutalum iki elüm başdan başa kanda ola
Çünki istiğfar idersün biz de afv-itsek n’ola
Bayezîd’üm suçını bağışlaram gelsen yola,
Bi-günahum dime bari, tevbe kıl canum oğul.
——————–

Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi

Ko bu ayş u işreti çün kim fenâdur âkibet
Yâr-ı baki ister isen olmaya tâat gibi

Olsa kumlar sağışınca ömrüne hadd ü aded
Gelmeye bu şîşe-i çarh içre bir sâat gibi

Saltanat didükleri ancak cihân gavgâsıdur
Olmaya baht u saâdet âlem-i dünyada vahdet gibi

Ger huzûr itmek dilesen ey Muhibbî fâriğ ol
Varmıdur vahdet makâmı gûşe-i uzlet gibi
————————-

Gazel / Bahs

Cânı mı var kimsenün eyleye cânân ile bahs
Bendeye lâyık mıdur kim ide sultân ile bahs

İtdügi cevr ü cefâ bana vefadan yeg gelür
Kıymet-i derdi bilen ider mi dermân ile bahs

Ben de yakdum meclis-i gamda bu gönlüm şem’ini
Eyledüm tâ subha dek şem’-i şebistân ile bahs

Ruhlarını bâg-arâ gördükde didüm misli yok
Oldı mülzem itdügümde ben gülistân ile bahs

Şi’r-i pür-sûzun görüp tahsîn ide Husrev dahi
Ey Muhibbî eyle şimdengirü Selmân ile bahs

———————–
Gazel / Bana

Pâdişâh-ı ‘aşkam u dil defter u dîvân bana
Derd u mihnet sözlerin yazdum yeter ‘unvân bana

İnlerem tanbûr-veş bagrum delindi ney gibi
Bezm-i gamda mesken oldı kûşe-i hicran bana

Buseye bir cân nedür bin cân virürdüm cân ile
Yarım ağız buse ikrar eylese yârum bana

Öldürür gerçi ki gamzen ‘âşıka virmez amân
Leblerün Îsî-nefes her lahza virür cân bana

Yanayum pervâne veş şem’-i cemâli nûrına
Şem’-i hüsne çün Muhibbi didi dilber yan bana

——————-
Gazel / Belâsı Hoş Gelir

Bana dildârın cefâsı hoş gelir
Nitekim gayre vefâsı hoş gelir

Derdi ile hoş geçer dil dilberin
Derd sanma kim devâsı hoş gelir

Zahm-ı peykânı kızıl güldür bana
Bülbülüm hâr-ı belâsı hoş gelir

Yâreme merhem durur çün zahm-ı dost
Cânıma tîr-i belâsı hoş gelir

Ey Muhibbî âleme şâh olmadan
Dilberin olmak gedâsı hoş gelir
————————–
Gazel /

Sakın aldanma cihâna olmasun sende gurûr
Ne kadar devlet bulursan kendözüni eyle mûr

Her ne denlü derd ü mihnet kim gele eyle kabûl
Hîç işitmedün mi kim dünyâ degül cây-ı sürûr

Eyleme kibr ü hased merdûd olan şeytâna bak
Zühdüne tayanma gel gör noldı Bel’âm-ı Ba’ûr

Sabr kıl kim sabr ile dirler koruk helvâ olur
Gitmesün hergiz dilünden zikrün olsun yâ sabûr

Çirk-i dünyâ ile olmışdur mülevves bu gönül
Cehd kıl tevhîdile anun yirine tola nûr

Tâc ü taht ü zûr-ı bâzûya Muhibbi bakma gel
Hîç bilür misün ki şimdi kandedür Behrâm-ı Gûr
———————
Gazel

Hay huydan fariğ ol âlemde insanlık budur.
Kendini gûş eyle –gil mûrun Süleymanlık budur.

Her kime kılsan nazar sen anı senden yeğ bilüp
Görme kendün kendüzün zirâ şeytanlık budur.

Her ne kim sana sanursun san anı gardaşına
Filhakika sözünü gûş et Müslümanlık budur.

Akıl Sen istedüğün iste ahir sendedür
Gayri yirden ister isen bil ki nâdanlık budur.

Nese hazzın ey Muhibbî virme- gil hayvan sıfat
Zabt-ı nefs it ârif ol âlemde insanlık budur

 

 

 

 

Paylaşım için teşekkürler :)

Yazar Hakkında

Üretmek; Zannediyorum bazı insanların hamurunda olan bir şey. Hani şu hep bir işle meşgul olan tipler var ya, hah ! tam da onlardan bahsediyorum. Kendimi bildim bileli, çamurdan oyuncak yapmayla başlayan hikayem de hep bir şeyler üretmek istemişimdir. Yahut içimden gelen bu duygusal baskılara karşı koyamamışımdır. İlham perilerim uçuşmaya başladı mı yüreğimde, çamur olsun ve yahut kalem ... hemen bir şeyler karalamaya çizmeye başlamışımdır. Okumayı, yazmayı, çizmeyi, bir şeyleri değiştirmeyi, dönüştürmeyi seviyorum. Ürettiklerim ile büyüyen serpilen ruhum bazen de tedavi edilen ruhum. İlham perilerim ise; beni etkileyen bir yağmur damlası ya da mühim bir mesele... adı her neyse bu blog yolculuğuna çıkmama sebeptir. Okumadan olmaz, okuyup da hayalini kurmamak, hayalleri bir bedene büründürmeden hiç olmaz. Benim hayallerimin bedenleri çizimlerim, karikatürlerim, satır aralarında gizlediğim naktalarım, virgüllerim ... Efendim;İnsanoğlu müthiş yeteneklerle, becerilerle donatılmıştır. İş kendini bulmakta ve yahut önce aramakta. Ben bloğuma başlarken kültür-sanat, sağlık güzellik, yazı, çizim diye başlasam da, bilin ki bu kendimi arayışımdandır. İlerleyen zamanlarda da kendimi bulacağımı ümit ediyorum. Bu nedenle Çokbilmiş Tıflıgül adıyla yazacağım Not: Tıflıgül : Gül tomurcuğu.

Bir Yorum Bırakın