Perşembe, Eylül 24

Neden yok ediyoruz?

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

İnsanoğlu ne kadar garip bir varlık bir kaç gündür bunu düşünüyorum.

Mesela ; sanatçılar niçin var, bu dünya da olmasalardı  ne olurdu? Bir Mehmet Akif ERSOY, bir Dede Efendi, bir Mimar Sinan  ve yahut çok sevdiğim bir ressam var Frida Kahlo…Onlar bu dünyadan göçüp gittiler ve biz onları bize bıraktıkları o muhteşem eserlerle anıyoruz. Onlar hiç yaşamasaydı nasıl olurdu?

Ve  yahut ruhlarımıza daha fazla dokunsalardı.

Hepimizin ruhuna cila atmış bir sanatçı mutlaka vardır. Kendimizi eserlerinde bulduğumuz, hayatlarımıza ruj misali renk katan, canlandıran.

Nasıl olurdu hiç düşündünüz mü?

Sanatçı ve sanat olmadan …

Şöyle bir etrafıma göz gezdirdim bugün. Oturdum bir bankta saatlerce…Maviden griye doğru çalan gökyüzünü seyrettim. Daldan düşen bir yaprağı, ona eşlik eden rüzgarın hüzünlü melodisini. Her yer muhteşem renklerle donatılmış, sarının her tonu, turuncular, kahveler… Dalda öten serçeler.Ne kadar da muhteşem bir tabloydu bu.Sanatların en güzeli karşımda duruyordu adeta. Sonbaharı hep sevmişimdir.Ama bugün bir başka.

Yüce yaradan bize bu güzellikleri bahşederken ne kadarda cömertti.Ama bizler ne yapıyoruz, bu güzellikleri yok ediyoruz habire…O binbir tonda ağaçları kesiyor yerine gökdelenleri dikiyoruz.

İyi mi yapıyoruz?

Peki iyisi buysa bize bu muhteşem doğayı tahrip etmeden önce bu şekilde vermez miydi? Bu caniliğimiz neden ?

Neden bir ağaçta biz dikmiyoruz, neden üretmiyoruz?

Sanıyorum asıl sorun bu, neden  başka çözümler üretmiyoruz.

Beynimize hangi ara bu kodlar yükledi.

Üretmek nedir, neden üretir insan, sanatçılar neden resim yapar,şiir yazar?

İşte hayatımızı  tekdüzelikten kurtaran, canlandıran, ruhumuzu kuşatan atmosferi bir fırça darbesiyle değiştiren sanatçılar, bir kemikten şaheser çıkaran o  heykeltraşlar, gözlerimizin önüne başka dünyalar seren o muhteşem ruhlar, sanıyorum artık sustular.

Sanatın en güzeli olan bu dünyaya gönderilirken, o masum yüreğimiz neden bu denli değişti şimdi anlıyorum.

Çünkü biz sanatı yok ettik…

Herşeyi yokettiğimiz gibi artık onu da değiştirdik.

Uzayıp giden gökdelenleri yaparken gokyüzüne hasret  o maviyi  yitirdik

ve yitirdik uğur böceklerini.

Bülbülün şarkısını,

En önemlisi  biz ”birbirimizi ” yitirdik.

Karamsarım evet bugün çünkü sanatı da yok ettik sanatçıyı da ..

Neden bizler soğuk odalara hapsolduk, plastik çiçeklere…

Ne zaman bir fanusun içine girdik. Tükendik..

Ve bu yetmezmiş gibi.

Her şeyi hala  hızla tüketmeye devam ediyoruz…

Çokbilmiş Tıflıgül

 

Paylaşım için teşekkürler :)

Yazar Hakkında

Üretmek; Zannediyorum bazı insanların hamurunda olan bir şey. Hani şu hep bir işle meşgul olan tipler var ya, hah ! tam da onlardan bahsediyorum. Kendimi bildim bileli, çamurdan oyuncak yapmayla başlayan hikayem de hep bir şeyler üretmek istemişimdir. Yahut içimden gelen bu duygusal baskılara karşı koyamamışımdır. İlham perilerim uçuşmaya başladı mı yüreğimde, çamur olsun ve yahut kalem ... hemen bir şeyler karalamaya çizmeye başlamışımdır. Okumayı, yazmayı, çizmeyi, bir şeyleri değiştirmeyi, dönüştürmeyi seviyorum. Ürettiklerim ile büyüyen serpilen ruhum bazen de tedavi edilen ruhum. İlham perilerim ise; beni etkileyen bir yağmur damlası ya da mühim bir mesele... adı her neyse bu blog yolculuğuna çıkmama sebeptir. Okumadan olmaz, okuyup da hayalini kurmamak, hayalleri bir bedene büründürmeden hiç olmaz. Benim hayallerimin bedenleri çizimlerim, karikatürlerim, satır aralarında gizlediğim naktalarım, virgüllerim ... Efendim;İnsanoğlu müthiş yeteneklerle, becerilerle donatılmıştır. İş kendini bulmakta ve yahut önce aramakta. Ben bloğuma başlarken kültür-sanat, sağlık güzellik, yazı, çizim diye başlasam da, bilin ki bu kendimi arayışımdandır. İlerleyen zamanlarda da kendimi bulacağımı ümit ediyorum. Bu nedenle Çokbilmiş Tıflıgül adıyla yazacağım Not: Tıflıgül : Gül tomurcuğu.

Bir Yorum Bırakın